Anasayfa 10 Fıkıh 10 Namaz 10 SABAH NAMAZININ VAKTİ

SABAH NAMAZININ VAKTİ

Ramazan yaklaşınca sabah namazı ve imsak tartışması başlayacaktır. Biz önceden sabah namazının vaktini beyan edelim.
Hanefi mezhebine göre sabah namazını kılmanın enfdal saati, vaktin sonudur.
Şafi mezhebine göre de efdal olan namazın ilk vaktidir. Bu da imsakla birlikte kılmaktır. Bu nedenle imsakla birlikte evinizde namaz kılabilirsiniz.
İhtilafın nedeni ilgili hadislerdir. Peygamberimiz, cebrail ile birlikte hem namazın başı ve hem sonunda namaz kılmıştır. Yani sabah namazının vakti imsakla başlar ki o da fecri sadıktır. ( Fecri sadık ise güneş ışınlarının yatay bir şekilde ortaya çıkmasıdır. ) Namazın sonu ise güneşin çıkmasıdır. Buna göre sabah namazının vakti fecri sadıkla başlar, güneş doğunca sona erer.
Bu arada namaz kılabilirsiniz. Peygamberimiz kendisinden namaz vaktini soran bir arabı evinde misafir eder. Bir sabah fecri sadıkla birlikte namaz kılar. Ertesi sabah ise namazı geciktirir, hatta sabaheler neredeyse gün doğacaktı derler ve saatte namaz kılar. Ardından arabı yanına çağırarak sabah namazının vakti bu ikisinin arasıdır der.
Cibril (Aleyhisselâm) ‘in Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)’e imamlık ettiğine ilişkin hadise gö­re Cibril (Aleyhisselâm) sabah namazım birinci günde tan yerinin ağarmasıyla, ikinci günde de ortalık tamamen ağarıp güneş doğmak üzereyken kıldırmış ve sonra : -Bu iki vaktin arası, senin ve senin ümmetin için sabah namazının vaktidir. ( Nesal (Mevakit) 10 24, Muvatta’ (Vükut) 3. İmam Ahmed’in Müsned’i 3/113, 121) demiştir.

FECRİ SADIK

1- Sabah namazının vakti; fecr-i sâdıkın doğmasından güneşin doğmasına kadar olan zamandır: Fecir iki tanedir;

a- Fecr-i kâzib: Bu dikey olarak ufukda beliren bir aydmhkdır. Ardısıra bir karanlık meydana gelir. Bu fecirle yatsının vakti çıkmaz.Oruç tutacak olan kimseye de yemek yasak olmaz.

b- Fecr-i sâdık: Bu, ufukda yatay olarak beliren bir beyazlıktır. Bununla sahur yemeğine son verilir ve yeme yasağı başlar. Ayrıca sabah namazının vakti de başlamış olur. Bu hususda Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“Bilâl’ın okuduğu ezan, ufukda dikey olarak beliren fecir aydınlığı sizi aldatmasın. Ama ufukda yatay olarak beliren fecir aydınlığını esas alın.”

Ebû Hüreyre’nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerîfde de Hz. Peygamber (sas) şöyle buyurmuştur:

“Doğrusu namaz (vakit)in evveli ve sonu vardır. Sabah namazı vaktinin evveli, fecir doğduğu zamandır. Vaktinin sonu ise, güneşin doğduğu zamandır.”
Sabah namazının vakti, Tan yerinin ağarması demek olan ikin­ci fecrin doğmasından başlayarak güneşin doğmasına kadar devam eder.
Yalancı fecir denilen ve uzunlamasına yükseldikten sonra tek­rar kayıp olup yerine zifiri bir karanlık basan beyazlığa itibar olun­maz. Zira Peygamber Efendimiz (Aleyhi’s-safâtü ve’s-selâm) ;
-Ne Bilâl’ın ezanı (Bilal, insanları namaza kaldırmak için imsaktan önce bir uyandırma ezanı okurdu.) ve ne de uzunlamasına yükselen beyazlık si­zi aldatmasın.
Fecir ancak, ufuk üzerinde genişliyen beyazlıktır.

İmsak vakti olan fecir başka bir olay olup şöyledir: “Hz. Peygamber burada, parmaklarını yukarıya kaldırıp; aşağıya doğru dikmiştir. Sonra da şehadet ve orta parmaklarını üst üste bindirip sağa sola uzatmak suretiyle işaret yapmıştır.”

Hz. Peygamber (asm)’in parmaklarıyla yaptığı ilk işaret fecr-i kâzib’i tarif içindir. Çünkü, sabaha karşı doğu ufkunda beliren aydınlık yukarıya doğru gittikçe incelerek yükselir. Bir süre sonra bu aydınlık kaybolduğu için buna fecr-i kâzib (yalancı tecir) denilmiştir. Buna fecr-i evvel denildiği gibi, şekline de “mustatîl aydınlık’ denir. İkinci işaret ise; bütün doğu ufkuna yayılan fecr-i sâdık’ı belirler. Buna, fecr-i sânî (ikinci fecir) denildiği gibi, şekline de “musta’rız aydınlık” adı verilir (bk. ez-Zebîdî, a.g.e, II, 586).

ORUÇ OLAYI
İkinci fecrin doğmasından (= yani aydınlığın ufukta yayılmaya başlamasından) itibaren, güneşin batma ânına kadar olan vakittir.

Bununla beraber, bu ikinci fecrin, ilk doğduğu âna mı, yoksa ziya­sının ufukta uzanıp dağılmaya başladığı zamana mı itibar edileceği »hususunda ihtilâf edilmiştir. Şemsü’I – Eimme Halvânî bu hususta : «Birinci kavle uymak ehvrattır. {=ihtiyata daha uygundur.) İkinci kavi! ‘is-e daha geniştir. Yani oruç tutacaklar için daha müsaittir.» demiştir. Muhıyt’te de böyledir.

Âlimlerin çoğu bu görüşü benimsemişlerdir.

İMSAK İLE İLGİLİ AYET

“Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırdedilinceye kadar yeyin, için. Sonra orucunuzu geceye kadar sürdürün.” (Bakara, 2/187).

Sehl Ibnu Sa’d (radiyallahu anh) anlatiyore: “Beyaz iplik siyah iplikten, sizce ayrilincaya kadar yiyin icin” ayeti indigi zaman “tan yerinde” kelimeleri henuz nazil olmamisti. Bir kisim insanlar oruc tutacaklari zaman ayaklarina siyah ve beyaz (iplik) baglar, bunlar gorulunceye kadar yiyip icmeye devam ederlerdi. Bunun uzerine Cenab-i Hakk: “Tan yerinde” kelimelerini inzal buyurdu. O zaman herkes anladi ki burada beyaz ve siyah ipliklerden maksad gunduz ve gece imis.”
Buhari, Savm 16, Tefsir, Bakara 2, 28; Muslim, Siyam 35, (1091).

Bir baska rivayet soyle: “Adiy Ibnu Hatim (radiyallahu anh) biri siyah, biri beyaz iki kostek baği aldı. Bir gece bunlara bakti fakat biri diğerinden ayrılmıyordu. Sabah olunca durumu Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a soyle bildirdi: “Yastığımın altına biri siyah biri beyaz iki iplik koydum.” Resulullah (aleyhissalatu vesselam) ona takildi: “Beyaz iplikle siyah iplik senin yastığının altında iseler yastığın cok genis olmalı.” Buhari, Tefsir, Bakara 2, 28, Savm 16; Muslim, Siyam 33, (1090); Ebu Davud, Savm 17, (2349); Tirmizi, Tefsir, 2 (2974-2975); Nesai, Siyam 29, (4, 148).

Adiy’in bir baska rivayeti şöyledir: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam)’a:
“Ey Allah’in Resulu! Ayette gecen “beyaz ipligin siyah iplikten ayrilmasi”nedir, bunlar iki iplik değil mi?” diye sordum da bana: “iki ipliğe bakti isen sen gercekten kalın enselisin” dedi ve şu açıklamayı yaptı: “Hayır iki iplik değil, onun biri gecenin karanlığı, diğeri de gündüzün beyazlığıdır.” Buhari, Tefsir, Bakara 2, 28.

SABAH NAMAZINI KILMANIN EFDAL ZAMANI NE ZAMANDIR?

Sabah namazının faziletVakti hakkında ise ihtilâf etmişlerdir. Küfe ule­ması, imam Ebû Hanife ile tabileri Süfyan Sevrî ve Irak ulemasının çoğu «Ortalık aydınlandıktan sonra», imam Şâfıi ile tabi’leri, imam Ahmed, Ebû Sevr ve imam Dâvûd ise: «Ortalık daha karanlıkken sabah namazını kılmak daha evlâdır» demişlerdir.

Bu ihtilâfın sebebi, bu mevzuda zahirleri çelişen hadisleri te’lif et­mekte ihtilâf etmeleridir. Çünkü Râfî1 b. Hüdeyc’den rivayet olunmaktadır ki Peygamber (s.a.s} Efendimiz: «Sabah namazını ortalık aydınlandıktan sonra kılınız. Zira onu ne kadar aydınlıkta kılarsanız sevabı da o kadar büyük olur» buyurmuştur. Rivayet olunmaktadır ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz’e “Amellerin en faziletlisi nedir?” diye sorul­muş o da: «Vaktinin başında kılınan namazdır» diye cevap vermiştir. Sabittir ki Peygamber (s.a.s) Efendimiz sabah namazını kıldırdık­tan sonra kadınlar çarşaflanna bürünerek evlerine dönerken karanlıktan ta­nınmazlardı. Bu hadisin zahirinden, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in -çoğun­lukla- sabah namazını karanlıkta kıldırdığı anlaşılmaktadır.

Sabah namazını aydınlıkta kılmanın karanlıkta kılmaktan sevablı oldu­ğunu söyleyenler: «Râfı’nin hadisi hâss’tır, ‘amellerin en faziletlisi, vaktinin başında kılınan namazdır’ hadisi de âmm’dır. Hâss’ın da âmm’ın bir istisnası olduğu meşhurdur.

Hz. Aişe (r.a.)’nin hadisi ise cevaza mahmul (yorulmuş) olup Ondan, Peygamber (s.a.s) Efendimiz’in sabah namazını -çoğunlukla- karanlıkta kıl­dığı anlaşılmaz» demişlerdir.

Sabah namazını vaktin başında kılmayı faziletli görenler ise: «Hadisin umumu bunda nass’ür veyahut zahirdir. Hz. Âişe (r.a.)’nin hadisi de bu umu­ma uymaktadır. Rafı1 b. Hadic’in hadisi ise muhtemeldir. Zira bu hadis ile, fecrin doğduğu, kesin olarak bilinmedikçe sabah namazı kılınmasın demek istenmiş olabilir ki o zaman, bu hadis ne Hz. Âişe (r.a.)’nin hadisine, ne de öteki hadiste bulunan umuma muhalefet etmez» derler.

«Sabah namazı vaktinin sonu, ortalığın aydınlanmasıdır» diyenlere ge­lince: Onlar “Kim, gün doğmadan sabah namazının bir rek’atina yetişirse, sa­bah namazına yetişmiştir1 hadisi zaruret halinde olanlara mahsustur demişlerdir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

kadikoy escort adana escort adana escort diyarbakir escort diyarbakir escort mersin escort elazig escort sivas escort sivas escort erzurum escort erzurum escort didim escort corum escort tokat escort porno izle porno izle sikiş izle hd porno izle konulu porno gaziantep escort