Anasayfa 10 Tarih 10 Önemli Şahsiyetler 10 Selahaddin Eyyubi 10 Bir Tarihçinin Selahaddin Eyyubiye Hakaret ve Eleştirileri-7
Bir Tarihçinin Selahaddin Eyyubiye Hakaret ve Eleştirileri-7

Bir Tarihçinin Selahaddin Eyyubiye Hakaret ve Eleştirileri-7

SELAHADDİN’İN FATİMİ VEZİRİ OLMASI

Şirkuh’un erken ölümü Fatimileri telaşlandırdı. Suriye ordusu memleketlerine dönerse ülkeleri Haçlı saldırılarına açık hale gelecekti. Bu nedenle vezirliği Suriye ordu komutanlarına vermeyi uygun gördüler. Fakat kime vereceklerdi? Onlar, bu komutanlar içinde yaşça en küçük ve tecrübesiz olan Selahaddin’i uygun gördüler. Selahaddin küçük ve tecrübesiz olacağından kullanabileceklerini hesapladılar.

Selahaddin’e teklif edilen vezirlik makamı komutanları arasında tartışıldı. Burada Selahaddin’i Fakih İsa el-Hakkari, Selahaddin’in dayısı Şehabeddin Mahmud, el-Menbeci ve el-Maştubi gibi Selahaddin’in kabilesinden veya akraba kabilelerden olan komutanlar desteklediler. Sadece Aynuddevle el-Yaruki karşı çıktı ve Mısır’ı terk ederek Şam’a döndü. O, yeni bir devletin temelinin kurulmakta olduğunun farkına varmıştı (1169). Şirkuh öldüğünde başında Bahaddin Karakuş’un bulunduğu el-Esediyye diye bilinen Memluklardan oluşan 500 savaşçı bırakmıştı. Onlar da Selahaddin’i seçtiler.

Selahaddin’in Mısır Fatimi Devleti’ni yıkması

Selahaddin, hem Nureddin’i temsil ediyor ve hem de Fatimi Devleti’nin bir devlet adamı olarak iki tarafı da idare etmeye çalışıyordu. Nureddin, ordu komutanlarının kendilerine baş olarak Selahaddin’i seçmelerini onayladı. Bir anlamda onların iradesine saygı gösterdi. (Olay biraz da Kavalalı olayına benzer. Kavalalı da Mısır’ı işgal eden Fransızlara karşı savaşmaya giden Osmanlı ordusunun bir askeriydi. Savaş sırasında ordu komutanı şehit düşünce askerler onu başlarına komutan seçtiler. Bu durum, Mısır’da ilk Türk devletini kuran Tulunoğlu Ahmet’in de durumuna benzer. Abbasiler onu Mısır’a vali olarak gönderdiler. O da burada bağımsızlığını ilan etti. Mısır’ın böyle ilginç bir özelliği vardır.)

Selahaddin, halka kendisini sevdirmeye çalıştı. Ayrıca, kendisine bağlı bir ordu oluşturdu. Kısa bir süre sonra Fatimi halifesi 1171 yılında ölünce (Allah Selahaddin’e yardım ediyor) Selahaddin, Mısır’da Şiiliği yasakladı. Şafi mezhebini yaydı. Hutbeyi Abbasi halifesi adına okudu ve kendini Nureddin’e bağlı Mısır Sultanı ilan etti.

1171 yılında Fatimi halifesi ölünce bu devlet feshedilip, hutbe Abbasi halifesi adına okunmaya başladı. Halife hayatta iken Nureddin Mahmut Zengi sürekli Fatimi halifeliğini kaldırması için baskıda bulunuyordu. Fakat Selahaddin bunu sürekli erteliyordu. Çünkü o birdenbire halifeliği kaldırırsa tepki ve isyanla karşılaşacağından endişe ediyordu. Önce yerini sağlamlaştırmalıydı. Fakat halifenin ölümü üzerine yerine birisini seçmeyip Fatimi halifeliğini kaldırdı. Mısır’ı Abbasi halifeliğine bağladı. Şia’yı yasakladı. Şafi mezhebini burada resmi mezhep haline getirdi. Ezher Üniversitesi’nde bundan sonra Sünni ilimler öğretilmeye başlandı. Şii Fatimi halifeliğini yasakladığından Selahaddin’i Şiiler sevmez.

Şu kesinlikle iyi anlaşılmalıdır.  Selahaddin, Nureddin Zengi’nin ölümüne kadar sürekli Nureddin’e bağlı olduğunu vurguladı. Her yıl vergisini gönderdi. Askeri harekâtlarda destekledi. Hatta Haçlılar bir ara Dimyat’a saldırdılar. Selahaddin zor duruma düşmüştü. Nureddin, yardım etmek amacıyla o yaz bütün Haçlı topraklarına saldırdı. Yağma yaptı. İleri gelenleri öldürüp kellelerini Selahaddin’e gönderdi. Yani öyle anlattığı kadar bir sıkıntı yok. Fakat tabiî ki iki taraf arasında fitneciler her zaman olmuştur. Zaten Nureddin bunu tahmin ettiğinden, Selahaddin’in genç ve tecrübesiz olmasından dolayı İslam birliğini bozacak bir yanlışlığa düşebileceğinden korktuğundan ona yardım etmek için deneyimli devlet adamı Selahaddin’in babası Eyyub’u gönderdi. Gerçekten de Eyyub, Selahaddin’i olumlu yönlendirmiş oldu.

Yani tarihçimizin iddia ettiği gibi hemen gidip isyan etmedi. Şeklen de olsa bağlılığını sürdürdü. Hutbede Sultan olarak Nureddin Zengi’nin adını okudu. Hatta Nureddin Zengi’nin ölümünden sonra da onun küçük yaştaki oğlunu sultan olarak tanımış, daha sonra şartlar gereği bağımsızlığını ilan etmiştir. Bunu da ileride açıklayacağız.

ibrahim halil er

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

kadikoy escort adana escort adana escort diyarbakir escort diyarbakir escort mersin escort elazig escort sivas escort sivas escort erzurum escort erzurum escort didim escort corum escort tokat escort porno izle porno izle sikiş izle hd porno izle konulu porno gaziantep escort